Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Uyardı: “Batı Anadolu Su Sefili Oldu, Felaket Kapıda, Elimizde Sadece Murat Dağı Kaldı
Gediz’in önemli doğal kaynaklarından biri olan Murat Dağı’nı madencilik tehdidine karşı savunan Murat Dağı Yok Olmasın Platformu, yakın gelecekte yaşanması beklenen su kıtlığına dikkat çekmek amacıyla Uşak’ta çarpıcı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Platform sözcüsü Funda Öz Akcura, “Uşak, son aylarda Türkiye’nin yakın gelecekte yaşayacaklarının fragmanını yaşıyor. Suyumuz yok. Ancak bu sürpriz değil,” sözleriyle ülkenin karşı karşıya olduğu su tehlikesinin boyutlarını ortaya koydu.
Su Fakiri Değil, Su Sefiliyiz!
Akcura, Birleşmiş Milletler’in “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları 2024” raporuna göre Türkiye’nin yakın zamanda su fakiri olacağına dikkat çekerek, ülkenin batısının ise zaten bu durumu yaşadığını iddia etti.
“Oysa kişi başı düşen su miktarı 1000 – 1700 metreküp ise su fakiri sayılıyoruz. Konya’dan başlayarak Akarçay, Kütahya Gediz, Büyük ve Küçük Menderes havzalarının bir bölümünde vatandaşlar kişi başı 500 metreküp bile suyu bulamıyor. Bu demektir ki, bu bölgede yaşayan bizler su fakiri bile değil, su sefiliyiz.”
Suyun temel yaşam kaynağı, hatta gıdaya ulaşmanın bile ana unsuru olduğunu belirten Akcura, halk susuzluğu dibine kadar yaşarken, siyasi otoritenin Maden Yasası’nı kabul ederek su havzalarını madenciliğe açmasını eleştirdi.
Maden Yasası: Küresel Sermayeye Su Kaynaklarımızı Feda Etmek
Özalp, geçtiğimiz aylarda kabul edilen Maden Yasası’nın, neredeyse tamamı yabancı şirketler olan madencilere “bu ülkenin su yatakları, ormanları, meraları, tarım arazileri sana feda olsun, tepe tepe yok et, sonra da çekip git” anlamına geldiğini savundu.
Bu yasanın etkilerini, Kışladağ Altın Madeni örneğiyle bizzat yaşadıklarını belirten Platform Sözcüsü, şirketlerin su kaynaklarını nasıl yok ettiğinin ortada olduğunu vurguladı.
Kışladağ Örneği ve Çevre Derneğinin Çıkarılması
Basın açıklamasında Kışladağ Altın Madeni çevresinde yaşanan trajikomik durumlara da değinildi: Açıklamada, Kanadalı şirket TÜPRAG’ın 2003’te halka denetim sözü vermesine rağmen, geçtiğimiz hafta Uşak Valiliği tarafından Kışladağ İzleme Denetleme Kurulu’ndan Çevre Gönüllüleri Derneği’nin çıkarılması eleştirildi.
Ayrıca, Şirketin 2024’te Uşak’ın kullandığı 11 milyon metreküp suya karşın 12 milyon metreküp su kullanmasına rağmen, madenin sahibi Eldorado Gold şirketinin 2024 raporunda bölgenin susuzlaşmasından şikayetçi olması ve su temini için kafa yorması trajikomik bulundu.
Akcura, şirketin 2013 yılı ÇED raporunda “madencilik faaliyetlerini verimli yapmasını engellediği için bölgeyi susuzlaştırma çalışmaları yaptıklarını” itiraf ettiğini hatırlattı.
Murat Dağı Savunması ve Maden Yasasına İptal Çağrısı
Bir zamanlar Menderes Nehri’ni besleyecek kadar su zengini olan topraklarda bugün suyun bittiğini ve felaketin kapıdan içeri girdiğini belirten Platform, eldeki tek kalan değerin Murat Dağı olduğunu vurguladı.
“Biz, Kışladağ Altın Madeninden dersimizi aldık. Murat Dağını madencilere vermeyeceğiz. Yetmeyecek: Murat Dağını madenciliğe kapalı alan ilan ettireceğiz.”
Akcura, ülkenin topraklarının %60’tan fazlasının Kışladağ benzeri madenlere ruhsatlı olduğunu ve bu sahaların büyük çoğunluğunun su havzaları içinde yer aldığını belirterek, su ve gıda savaşlarının kapıda olduğu bir dünyada bu durumun ülkenin beka sorunu olduğunu ifade etti.
Son olarak platform, Maden Yasası’nın Anayasa Mahkemesi’nde iptal edilmesi için “su ve gıdaya ulaşım hakkı” talebi üzerinden 85 milyonun tek vücut olmasının yollarını yaratma çağrısı yaptı ve EGEÇEP’in “Ege Ekoloji Kervanı” hareketini desteklediklerini duyurdu.