GEDİZ’DE KAT’I SANATI İLGİ GÖRÜYOR

GEDİZ’DE KAT’I SANATI İLGİ GÖRÜYOR Kütahya’nın Gediz ilçesinde, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde 2014 yılından bu yana devam eden Kat’ı Sanatı kursu 20 öğrenci ile kurslarına devam...

GEDİZ’DE KAT’I SANATI İLGİ GÖRÜYOR
REKLAM ALANI
Yayınlama: 20.05.2024
12
A+
A-

GEDİZ’DE KAT’I SANATI İLGİ GÖRÜYOR

Kütahya’nın Gediz ilçesinde, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde 2014 yılından bu yana devam eden Kat’ı Sanatı kursu 20 öğrenci ile kurslarına devam ediyor.

Usta Öğretici Şeyma Akgün tarafından verilen kursa kadınla büyük ilgi gösteriyor. Kursa katılan kadınlar üretmenin keyfini yaşarken aynı zamanda terapi gibi olduğunu da dile getiriyorlar.

2014 yılından beri Gediz Halk Eğitimi Merkezinde usta öğreticilik yaptığını dile getiren Usta Öğretici Şeyma Akgün, “Kat’ı sanatı, rölyef hocasıyım. Kat’ı sanatı aslında Gediz’de bir ilk oldu. 2014’te Gedizliler Kat’ı sanatıyla tanıştılar” dedi.

ÇİNLİLERDEN İRANLILARA İRAN’DAN OSMANLILARA GELEN BİR SANAT

Kat’ı sanatının tarihçesinden bahseden Akgün, “17 yüzyılda Çinlilerden İranlılara İran’dan Osmanlılara gelen bir sanat. Osmanlı’nın Kanuni Sultan döneminde en büyük zirvesini yapmış sanat dalı. Kitap süslemeciliği, deri oymacılığında bu dönemde zirveyi yaşadı. Ebru gibi hat gibi kat’ı sanatı da zamanla unutuldu. Ta ki bu güne kadar yavaş yavaş unutulmaya yüz tutan sanatlardan biri. Kat’ı sanatını günümüze biraz daha uyarlıyoruz, modernleşmiş halini yansıtıyoruz. Çeşitli materyallerle günümüze uyarlıyoruz.

Şuanda 20 öğrencim var. Her gün akşamları saat 19.00’dan 21.30’a kadar Gediz Halk Eğitimi Merkezi binasının altında derslerimiz sürmekte” diye konuştu.

KAT’I SANATI GÜNÜMÜZDE BİRAZ DAHA MODERNLEŞTİ

Kat’ı sanatının yapılışını da anlatan Akgün, “Biz hazır resim, posterleri Ankara ya da İzmir’den getirtiyoruz ekonomik şekilde, bize neresi uygunsa, öğrencilerimiz hangi tarzda resimler isterse getirtiyoruz. O resimlerin her parçasını teker teker kesip, yapıştırıp, boyun kazandırarak üç boyutlu şekil veriyoruz. Mesela süslerken de çeşitli materyaller de kullanabiliyoruz. Kat’ı sanatı Osmanlı’dan geldi evet ama günümüzde biraz daha modernleştiriyoruz. Orijinalliğini bozmayacak şekilde boncuk, kumaş kullanıyoruz. O şekilde ve rölyef şeklinde çalışmalarımız var.

BİR RESMİ OLUŞTURMAK İÇİN HER PARÇASINI TEK TEK RESİMLERDEN KESİYORUZ

Bir resmi, bir tabloyu oluşturmak için en az elimizde 12-15 tane resim detayımıza göre poster sayımız artıyor. Bir resmi oluşturmak için her parçasını tek tek resimlerden kesiyoruz. Mesela bir ağacı gerçekçi yapmak için ağaçta nasıl yaprak varsa bizde bir sürü yaprağı tek tek kesip hazırlıyoruz. Bu da bir sürü posterden kesilmek zorunda kalıyor. Montaj aşmasını da düşünürsek perspektif vererek arkadan öne doğru sırayla yapıştırmaya başlıyoruz. Mesela bir arabayı düşünürsek tekerleğini, camını, silgecini, farını, direksiyonunu tek tek kesip gerçek bir araba şeklini vermeye çalışıyoruz. Malzemelerimizden soğuk silikon, tığ, cımbız, kesim matımız ve posterimiz oluyor. Bu kadar malzeme ile güzel tablolar ortaya koyuyoruz.

İKİ BUÇUK AYLIK DERS SÜRECİNDE BİR ÖĞRENCİMİZ EN AZ 5 ÇALIŞMA YAPABİLİYOR

İki buçuk aylık ders sürecinde bir öğrencimiz en az 5 çalışma yapabiliyor. Bu çalışmaları yıl sonunda Halk Eğitimi Merkezinde olan sergimizde sergiliyoruz. Bütün Gediz halkını sergimize davet ediyoruz. Buyurun gelin kat’ı sanatının nasıl yapıldığını, nasıl eserler ortaya koyduğumuzu, bir tek kat’ı sanatı demeyelim farklı eserleri, farklı el sanatlarının yapılışını nasıl yapıldığını sizde öğrenebilirsiniz.

HİÇ MAKAS TUTMAYI BİLMEYENLER İNSANLAR BURADAN BİR SANATÇI OLUP ÇIKABİLİYOR

Aslında biz burada sadece kat’ı sanatı yapmıyoruz. Buraya insanlar birazda hayat karmaşasından uzaklaşıp biraz stres atmaya geliyorlar ve kendi yeteneklerini keşfediyorlar. Hiç makas tutmayı bilmeyenler insanlar buradan bir sanatçı olup çıkabiliyor. Tablolar oluşturuyor ve çok şaşırıyorlar” şeklinde konuştu.

Kurslarımıza Aslında Bir Terapi Aracı Diyebiliriz

Son olarak kursiyerlerin güzel becerileri kazandığını, sosyalleştiğini dile getiren Usta Öğretici Akgün, “Fiziksel olarak da el becerileri gelişiyor, odaklanıyorlar, zihin çalışıyor. Belli bir yaş üzerinde ki bayanlarımız, 60 yaş üzerinde ki bayanlarımız ‘özellikle zihnimiz çalışıyor hocam, burada kendimize geliyoruz, beynimiz çalıştığı için unutkanlığımız da gidebiliyor’ diyorlar. Bunun için el sanatları kurslarımıza aslında bir terapi aracı diyebiliriz. Sadece sana yapmıyoruz aynı zamanda sosyalleşiyoruz, güzel dostluklar kazanıyoruz. Kadın erkek her yaştan, her kesimden, herkesi kurslarımıza bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

REKLAM ALANI