Gediz Pazarı’nın Gizli Kahramanları: Toprağın Bereketini Tezgaha Taşıyan Emektar Kadınlar
Gediz’in köklü pazar kültürü, her cumartesi ilçeye sadece ekonomik bir canlılık getirmekle kalmıyor, aynı zamanda buram buram samimiyet ve alın teri kokan insan hikayelerine de ev sahipliği yapıyor. Bu pazarın en özel, en naif ve samimi çehresini ise şüphesiz köylü pazarı kısmında kendilerine ayrılan alanlarda tezgah açan emektar Gedizli üretici kadınlar oluşturuyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte çevre köylerden ve ilçenin mahallelerinden yola çıkan fedakar kadınlar; kendi elleriyle ektikleri, sulayıp büyüttükleri bahçe mahsullerini doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. Kendi küçük bahçelerinde yetiştirdikleri üç beş bağ taze naneyi, bir sepet taze fasulyeyi, dalından yeni koparılmış çıtır salatalıkları ve mis kokulu domatesleri büyük bir özenle tezgaha dizen kadınlar, hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de Gediz’in yerel ekonomisinin gizli kahramanları haline geliyor.
Gediz Pazarı’nın arka sıralarında yükselen bu kadın emeği, endüstriyel üretime karşı doğallığı ve samimiyeti koruyan en büyük kale olarak dikkat çekiyor. Yüzlerindeki her bir çizgide toprağın, çapanın ve güneşin izini taşıyan emektar kadınlar, sadece birer satıcı değil, aynı zamanda asırlık bir pazar geleneğinin de en canlı koruyucuları olarak rol alıyor. Aracı kullanmadan, doğrudan tarladan ve bahçeden sofralara uzanan bu köprü sayesinde Gedizliler en taze ve organik ürünlere ulaşırken, kadınların sergilediği bu dik duruş ve üretim azmi pazarı gezen herkesten büyük bir takdir ve saygı topluyor. Alışverişe çıkan vatandaşlar, market rafları yerine bu dualı ellerden alışveriş yapmayı tercih ederek hem doğal besleniyor hem de yerel üreticiye doğrudan destek olmanın huzurunu yaşıyor.
Kadın Eli Değen Tezgâhlar Pazarın Çehresini Değiştiriyor
Köylü pazarında yıllardır tezgah açan ve toprağa olan sevdasıyla bilinen üretici kadınlar, pazarın sadece bir alışveriş yeri değil, birer dertleşme ve paylaşma alanı olduğunu da ifade ediyorlar.
Yazın kavurucu sıcağına, kışın dondurucu ayazına aldırış etmeden her cumartesi aynı azimle tezgahının başında yerini alan fedakar üreticiler, yaşadıkları süreci ve emeğin kutsallığını şu anlamlı sözlerle dile getiriyorlar:
“Bizler toprağa sevgimizi ekiyor, tezgahlarda ise emeğimizin karşılığını arıyoruz. Sabah ezanıyla kalkıp bahçemizden topladığımız taze naneyi, fasulyeyi, sebzeleri buraya getiriyoruz. Bizim ürünlerimizde ilaç yok, hile yok; hepsi evlatlarımıza yedirdiğimiz, kendi emeğimizle suladığımız mahsuller. Burada kazandığımız üç beş kuruşla evimizin mutfak masrafını çıkarıyor, çocuklarımızı okutuyor, ailemize helal lokma götürmenin gururunu yaşıyoruz. Gedizli hemşerilerimiz de bizleri çok iyi tanıyor; gelip halimizi hatırımızı soruyor, alışverişlerini bizden yapıyorlar. Kadın eli değen her yer nasıl güzelleşiyorsa, bizim tezgahlarımız sayesinde bu pazarın havası da bambaşka bir samimiyete bürünüyor. Alın terimizle üretmeye, toprağımızın bereketini Gediz halkının sofrasına sunmaya ömrümüz yettiğince devam edeceğiz. Üretime katılan, toprağına sahip çıkan tüm emektar kadınların cumartesi mesaisi mübarek, kazancı bol olsun.”
RECEP BAYSAL